|
Kutbü'l irşad Zağravi Halil Nurullah
Efendi Hz.leri İsmet Efendi Hulefasından olup Silsile-i
Zeheb bu zatın ismi ile devam etmiştir. Tarikat-i Aliyye'ye
intisab etmelerinden bir hafta sonra kendilerine keşf-i
kubur hali ihsan olunmuştur. Yani kabirlere teveccüh
edip hallerine vakıf olurlardı. Bir kısım ihvan, evliya
kabri diye ziyaret edilen bazı türbelerin hakikatte
ziyaretlerine gerek bulunmayan boş yerler olduklarını
keşfedip haber verdiği için Halil Nurullah Efendi'yi
'halkın itikadı ile oynuyor' diye şeyhlerine şikayet
ederler. İsmet Efendi Hz.lerinin gönderdikleri mektuptaki
"Halil, bundan sonra gördüğün rüyayı bile anlatmak
yok" emri üzerine mübarek ağızlarını sıkı sıkıya
kapatırlar. Muslukları dindirdikten sonra gönül şadırvanlarında
esrar-ı sübhani ve envar-ı rahmani öylesine kuvvetle
birikmeye başlar ki İsmet Efendi tarafından Nurullah
ismi ile isimlendirilip hilafet-i mutlaka ile şereflendirilir.
Kutbü'l irşad makamına yükselmişlerdir. Hüseyin Kudsi
Efendi'den sonra da tekkede irşad ile meşgul olmuşlardır.
Bir gün ziyaretlerine gelen iki
kişi uzun müddet huzurlarında bekledikleri halde şeyh
efendi başını murakabeden kaldırmayınca bir tanesi "Yahu
mürşid-i kamil olduğunu işittik. Gidelim de istifade
edelim dedik. Kalktık geldik. Bu ise uyuklayıp duruyor.
Geldik geleli yüzümüze bakmadı. Bizi irşad edecek bir
kelime bile söylemedi" diye gönlünden geçirdiğinde
kalp casusu olan o veliy-yi kamil bu hale vakıf olup
başını kaldırmış:
Evlat,
demiş. Bu yol gevezelik yolu değildir. Sana verilen
vazifeyi yap. Git işine.
Nurullah Efendi Hz.leri bereketli
ömürlerini 13 Cemaziyel ahir 1311 (M. 22 Aralık 1893)
tarihinde tamamlamışlardır.
|