Tekkenin
son şeyhi Fatih dersiamlarından Ahıskalı Ali Haydar
Efendi'dir. Dini ve manevi ilimlerde devrinin müstesna
şahsiyetlerindendir. Memleketi Ahıskada başlayan
tahsil hayatı, akabinde zamanının en önemli ilim merkezlerinden
biri olan Erzurum Bakırcı Medreselerinde devam etmiştir.
Daha sonra İstanbula gelen Ali Haydar Efendi,
Fatih Medreselerine intisab etmiştir. İlmi silsiledeki
icazetini 1901 yılında Çarşambalı Ahmed Hamdi
Efendiden almış ve 1902de Dersiam olarak
ders vermeye başlamıştır. Bu arada Hukuk eğitimine
devam etmiş ve 1906da Medreset'ül-Kuzatdan
(Hukuk Fakültesi) mezun olmuştur. Daha sonra
Fetvahane Fıkıh Müsevvidliği ve Sahn Medresesi Fıkıh
Müderrrisliği vazifelerinde bulunmuştur. Huzur Dersleri
başmuhatablığı gibi devrinin en mümtaz ilim meclislerinde
yer alan Ali Haydar Efendi, aynı zamanda Mecelle Telif
ve Tercüme Komisyonunun da üyesi idi.
Tasavvuftaki yetişmesi Bandırmalı
Bezzaz Ali Efendidendir. Kendisine intisab ettikten
sonra, kitap ötesi ilimde de temayüz etmiş
ve 1914de müridlerin reyi ve Meşihat Makamının
tayini ile irşad makamındaki hizmetine Çarşambadaki
bu mekanda devam etme hakkı tanınmış, ancak bir haksız
engel sebebi ile buradaki hizmete başlaması 1919u
bulmuştur.
Tevhid inancının anlaşılması
ve yaşanması konusunda her zaman İslamın özünü
teşkil eden yaklaşımı esas alan Ali Haydar Efendi,
Allahın
insanları dış görünüşleriyle değil, ancak salih amelleriyle
değerlendireceği
ilahi gerçeğini her vesile ile vurgulamıştır. Tasavvuf
yolunun asla kalabalık taraftar toplama faaliyeti
olmadığını şu ifadesiyle anlatırdı: Bu
yol, en berrak ve leziz suların aktığı bir çeşmedir,
susayan gelir içer. Şeyhlik makamı ise talep edilmez,
ancak ihsan edilir.
İçi her daim Hakk ile dışı halk ile içiçe mütevazı
bir hayatı vardı. 1960 Ağustos'unda vefat ederek Edirnekapı
Şehitliğinde sırlanmıştır.