|
Mustafa
İsmet Efendi Hazretleri'nin tasavvufa dair Risale-i
Kudsiyye isimli manzum eseri bu iklimin pek yüksek semalarında
uruc eder. Giriş kısmında bu eserin ilham üzere kaleme
alındığını şu ifadelerle beyan eder:
Sene
bin iki yüz yetmiş bir idi
Muharremden dahi gün on bir idi
Budur galip o günlerden biriydi
Gece idi gönülde dert bir idi
Dediler gel aziz, Hakk'a gidelim
Cemal-i bakemale seyredelim
Zuhur etti o dem sırrımda bir nur
Görenler zan ederdi nefha-i Sur
Dediler bir eser yaz aşikane
Ola feyz ü muhabbet salikane
Hem olsun yadigarın arifane
Okuyan derd-i Hakk ile boyana
Bu derd ile Aziz Hakk'a gidelim
Cemal-i bakemale seyredelim
Ki icmal üzre izhar eyledi bir nur
Dediler bazı aşık ola pür nur
Bu nurdan hisse al Hakk'a gidelim
Cemal-i bakemale seyredelim
Dediler Türki olsun hem lisanı
Dahi bir vezn ile olsun beyanı
Dedim ben Yanyavi kıldım figanı
Çü bilmem şiir ile efsah lisanı
Kabalıkla gerek Hakk'a gidelim
Cemal-i bakemale seyredelim
Murad ancak muradullah dediler
Hatadan hıfzeder Allah dediler
Dedim bilmem dahi imla, dediler
Murad mana, değil elfaz-i eşya dediler
Zuhura tabi ol Hakk'a gidelim
Cemal-i bakemale seyredelim.
::: Risale-i
Kudisyye'nin ilk 8 bölümü için lütfen tıklayınız :::
|