Edip ve şairlerle, kalbi,
şöyle değerlendirmektedir:
Türk
edipleri şöyle demektedirler;
- Kalb-i mümin,
nazargah-ı ilahidir.
Açıklaması: Müminin
kalbi Allah'ın baktığı yerdir. Bu söz son hadis-i
şeriften alınmış olabilir.
- Fukaranın kalbine asla dokunmamalıdır.
Bu sözde; şu ve benzeri hadis-i şeriflerin
arzusu denebilir.
-
Sizler ancak, zayıflarınızın, (fakirlerinizin duaları)
sayesinde zafer kazanır ve ekmek bulursunuz.
(Buhari , Cami-us Sağir)
Ruhi
Bağdadi de, kalbi şuara Suresinin yukarıda geçen
şu ayet- i kerimelerden ilham alarak şiirleştirmektedir.
O
gün ki; ne mal ne evlat fayda vermez . Ancak
Allah'a temiz bir kalp ile gelenler o gün de
kurtulurlar.(şuara 88-89)
Ruh- i Bağdadi, şöyle demektedir :
Sanma
ye hoca ki senden zir-u sim isterler .
Yevme la yenfeu 'da kalbi selim isterler.
Açıklaması: Ey
hoca! Malın ve evladın fayda vermeyeceği günde
senden altın ve gümüş istenir sanma! O günde
senden temiz kalp isterler.
Bizim
halk şairimiz ve büyük gönül adamımız
Yunus Emre'de kalbi şöyle yüceltmektedir :
Bir
kez gönül yıktın ise bu kıldığın namaz
değil
Yetmişiki millet dahi, elin yüzün yumaz
değil.
Edipler
ve şairler hocası , cennet mekan Prof. Dr. Ali Nihat
Tarlan Bey " Muhterem dostum danişment aziz Osman
Saraç Beyefendiye " diye yazarak bana
armağan ettiği "Güneş Yaprak" adlı kıymetli
şiir kitabında "Gönül" başlığı
altındaki dörtlüğünde kalbi, şöyle:
Öyle bir dilbere
vuruldu gönül
Alemde ne namı ne şanı var.
Öyle yüksek uçarmış ebabil:
Feleklerden yüce aşiyanı var
Gün
olur dayanmaz bir damla yaşa:
Gün olur benzer bir mermer taşa:
Gün olur katlanır ne gelse başa:
Gönül aleminin günü anı var
|