Hadis-i şeriflerinde peygamber efendimizde kalbi şöyle anlatmaktadır:

1. " İyi bilmiş olun ki; vücutta bir et parçası vardır; o iyi olursa bütün vücut iyi olur, bozuk olursa bütün vücut bozuk olur. İyi bilmiş olun ki, o et parçası, kalptir." (Buhari Muslim)

2. " Yaşlı kimsenin gönlü, iki şeyin sevgisine karşı gençtir: Hayatın uzaması ve malın çokluğudur." (İmam Ahmet Tirmizi, Hakim)

İnsan yaşlandıkça gözlerini daha yücelere dikmelidir; kocadıkça koç olmaya çalışmalıdır ve ölümsüz mutluluklara iletecek davranışlara yönelmelidir, cennet hayatını dünyada yaşamaya başlamalıdır.

Bu hadisi şerif böyle soylu ve yüce boyutlu aşk ve heyeceanlarla dolup taşmaya heveslendirmektedir insanları...

3. " Herşeyin bir şifası vardır. Gönüllerin şifasıda Allah'ı anmaktır. İnsanlar, madii ve manevi şifaya muhtaçtırlar. Allah'ın yaratmış oluduğu bir çok şeyde çeşitli özellikler vardır: Bunlar, bedensel hastalıklar için şifa araçlarıdır; Allah'ı anmak ise, ruhsal hastalıkların giderilmesi için en birinci çaredir." (Deylemi, Kenuzül Hakaik)

Bu bakımdan; hayat ve saadet pompalayan sağlam bir kalbe sahip olmak isteyen akıllı kişiler, Allah'ı, aşk ve şevk ile anmaya devam etmelidirler...

Bu hadis-i şerif, bu büyük servete davet etmektedir herkesi....

4. " Gönülleri, zaman zaman dinlendirin, rahatlandırın." (Deylemi, Kenuzül Hakaik)

Bir insan, sürekli olarak bir iş ile uğraşırsa yorulur, usanır, neşesi kaybolur.
Bunun için, dengeyi bozmamak gerekir. Mesela: Günah ve zararlı olmayan şeylerle insan gönlünü zaman zaman dinlendirmeli.

- Geziye çıkmalı.
- Güzel ses ve söz dinlemeli.
- Helal olan ve kendine yarayan şeylerden yiyip içmeli.
- Güzel sanatlarla uğraşmalı.

Gönlü, bu şekilde, rahatlandırmak, hem sağlığa pek iyi gelir, hem de ibadetleri tam yapmaya çok yardımcı olur.

5. " Yüce Allah: Ben, kırık kalplerin yanındayım." (Tirmizi, Gazali)

Ulu Allah'ın, kullarının yanında olması: kullarına acımasıdır, iyilikte bulunmasıdır. Çünkü, Allah'ın acıması ve iyiliği sonsuzdur.

Yüce Allah, kalpleri kırık ve üzgün olan dertli insanları bağışlar ve nice iyiliklere kavuşturur.Ancak; kaplerin kırık ve üzgün olması, müslümanlığın müsade ettiği bir sebepten veya bilmeyerek yapılan bir hatadan dolayı olmalıdır.

- Bir müslümanın haksız yere uğradığı bir davranıştan kalbinin kırılması
- Bir annenin, ciğerparesi yavrusunu yitirmesinden ötürü gönlünün acı ile dolması
- Bir aşıkın sevgilisini mutluluğa doyurmadan ahirete yolcu etmesi yüzünden kalbinin hasretle kavrulması
- Bir müminin çevresinde gördüğü müslümanlık ve ahlak dışı durumlar sebebiyle ruhunun sıkılması.
- Bir gönül adamının, istediği kadar ibadet ve iyilikte bulunamamasından doğan kalp burukluğu...

Ulu Allah; işte bu çeşit kaygılarla, kırılan, burulan kalplerin sahiplerinin yanındadır her yerde; düşürmez onları çaresiz derde.

6. " Müftüler fetva versede, sen fetvanı vicdanından al." (İmam Ahmet)

Haram mı , helal mi, caiz mi, değil mi olduğunda şüphe edilmiş ve ihtilafa düşülmüş şeylerden vicdan sorularak kaçınmak lazımdır.

" Bazı noktalar var ki fetvaya gelir takvaya gelmez. " sözü, bu hadis-i şeriften doğmuş olsa gerek.

7. " Şüphesiz ki yüce Allah; sizin ne kılıklarınıza ne de mallarınıza bakar. Lakin O ancak; kalplerinize ve işlerinize bakar." (Müslim)

Evet; Cenab-ı Hakkın, rahmet ve muhabbet bakışı, temiz olan kaplere ve öyle kaplerin meyvelerini oluşturan güzel işlere gösterişsiz ibadetleredir.
«« 1 2 3 4 5 6 7 8 »»

[ orjinal ]
[ yazdırın ]
[ kaydedin ]
[ başa dön ]
Son Güncelleme
14.12.2003 21:00
     
  [ Site Haritası ] - [ Destek ] - [ Araçlar ] - [ Kullanım Hakları ]
[
Sık kullanılanlarınıza ekleyin ]
- [ Ana sayfanız yapın ]