Kendi düşünce ve bilgi inşasını kamil manada becerememiş olan bugünün mahkum İslam toplumlarının yapacağı şey, önce bu durumun bilincine varmaktır. Kainattaki oluşumların fiziki açıklamalarına, kaba saba zırvalarla saldıracağı yerde, neden bugünün İslam Ümmeti'nin, bu ilimlerde söz sahibi olmadığı sorusunun cevabını araştırmaktır. Ve bilgi'nin her türlüsünü, kendi temellerimizde yeniden inşa etmeye başlamaktır. Kainattaki herşeyin bir hesap üzerine olduğunu açıkça beyan eden Kur'an'ın ışığında, bu hesabın inceliklerini hem fiziki hem de manevi yönlerden tefekkür edip, yaradılış düşüncesine dayalı fizik, matematik, kimya, biyoloji, tıp, hukuk, dilbilim, ekonomi ve diğer ilimlerin ve sanatların inşasına gayret etmektir. Özetle bilmeye gayret etmektir. Bilme ise ne ile başlar? Büyük Veli Yunus'un lisanından söyleyelim:

"İlim kendin bilmektir."

Bu kendini bilme, bizi, doğru olan başlangıç noktasına götürecektir: Tecdid-i İman. Yani beyinlerimizi ve kalplerimizi şuurlu, bilinçli bir şekilde, tekrar Tevhid düşüncesine döndürmeli, varlığın temelindeki unsur olan muhabbetin etrafında kenetlenmeli, her an Muhammedi bir ahlak üzere olmalıyız. Eğer biz kamil imana gayret edersek, bize hem dünya, hem de ahiret saadetinin yolları açılacaktır.

İşte o zaman, her an tesbih üzere olan canlı cansız bütün yaradılmışların oluşturduğu ahenkli bütünlük içindeki şerefli yerimizi alabiliriz.

Rahman Suresinin başındaki şu ilahi mesajı hatırlayalım:

" Rahman, Kur'an'ı öğretti. İnsanı yarattı. Ona açıklamayı öğretti. Güneş ve Ay bir hesaba göre (hareket etmekte) dir. Bitkiler ve ağaçlar secde ederler. Göğü Allah yükseltti ve mizanı (dengeyi) O koydu. Sakın dengeyi bozmayın. Ölçüyü adaletle tutun ve eksik tartmayın." (Rahman, 1-9)

Ve Saff suresinin başındaki ayeti kerime:

" Göklerde ve yerdekilerin hepsi Allah'ı tesbih eder. O, üstündür, hikmet sahibidir." (Saff, 1)

En'am suresindeki şu hikmetli ifadeye dikkat buyurun:

" O, sizi bir tek nefisten (Âdem'den) yaratandır. (Sizin için) bir kalma yeri, bir de emanet olarak konulacağınız yer vardır. Anlayan bir toplum için ayetleri ayrıntılı bir şekilde açıkladık." (En'am, 98)

Vahyin en yüce müfessiri Efendimiz (s.a.v.s) buyurdular ki:

" Bir an tefekkür, altmış sene ibadetten hayırlıdır." (Cami-us Sağir, 2/65)

Sözlerimizi Tevhid düşüncesini özetleyen şu veciz beyitle bitirelim:

"Kendi zakir, Kendi mezkur Kendini
Kendinde ara bul kendin kendini."

MS
4 Şubat 2000
İED

«« 1 2 3 4

[ yazdırın ]
[ kaydedin ]
[ başa dön ]
Son Güncelleme
10.04.2004 22:34
     
  [ Site Haritası ] - [ Destek ] - [ Araçlar ] - [ Kullanım Hakları ]
[
Sık kullanılanlarınıza ekleyin ]
- [ Ana sayfanız yapın ]