|
And olsun göğe ve Burçlara ve Gece
yıldızına! Rabb'ın Pek yüce adını anarak and olsun Sarıp
bürüyen kıyamete... Ve and olsun Tan vakti'nde kutsal
Belde'leri kuşatan rahmete. Güneş'e de and olsun, Geceye
ve Kuşluk vakti'ne de... "Senin göğsünü ferahlatacak
biçimde Açmadık mı" buyuranın ahdine de... O gün
inananların açık olacak gönülleri, ve açılacak gönüllerde
gülleri.
İncir'e ve zeytine and olsun ki, "O,
insanı bir Kan pıhtısından yarattı." ve Kadir gecesinde
üstüne rahmet rahmet, Açık bir belge olan Kitab'ı attı...
Artık, "Yer şiddetli bir Sarsılışla sarsıldığında"
ve Hızlı Koşanlara çarpıldığında, Kıyamet, gözyaşlarınca
Çoklukları bir bir boşaltır yokluklara. Zaman'a yemin
olsun ki, artık masumlara El ve dille sataşanlar o gün
zilletle ziyandadır; Rabb'ın Fil sahiplerine yaptığınca,
ve Kureyş'in verilmesi gerekeni vermeyen inada saptığınca
hasretle hüsrandadır...
Kevser hakkı için ey kutlu er! Mühürlü
kalpler, almazsa haber, taşıma keder. Madem Kafirler,
Yardımı terk eder, dağlasın ciğer, bırak olsunlar heder.
Ve eli kuruyasıcanın eli Kurusun... Sen ki Rahman'ın
özge kulusun, hemen Allah'a yönel, İhlas'a çark et.
Tan yeri yeniden sökülürken, İnsanlar dehşetle dökülürken,
hemen Allah'a sığın, kulluğu fark et.
*Zaman
Gazetesi 11 Nisan 2002 tarihli nüshasından alınmıştır.
|