Gerçekten, bu ve benzeri mekanlar, yüzyıllar boyunca toplumun her kesimine, herkesin kendi meşrebine göre eğitim ve terbiye veren, her bakımdan kamil insan yetiştirmeye yönelik birer halk eğitim merkezleri gibiydiler. Hayatın dışında, hayattan soyutlanmış değil, tam tersine hayatın içinde, Tevhid esası gereğince her bir insanı kendi yaradılış özelliklerine göre esas alan, ona, bilme, öğrenme, ve helal kazanç yolunda kapılar açan, sanatın bütün güzelliklerine taşıyan, sosyal dayanışma ve yardımlaşmayı sağlayan, kısaca şu dünya üzerinde mükemmel ve medeni toplumu inşa etmeyi misyon edinmiş birer sivil toplum örgütü idiler.

Bugün bu müesseselerin aynı öz ve şekildeki varlıklarından söz edemiyoruz. Peki bu mevcut durum, yüklendikleri misyonun da bittiği manasına mı geliyor? Elbette hayır! Yaradılmışların en mükemmelini, yaradılışındaki öze götürmek ve her bakımdan medeni toplumu inşa etmek herhalde hiç bir zaman vazgeçemeyeceğimiz idealimiz olsa gerektir.

O halde yapılacak şey, hayatın her vechesinde, zamanın ve hukukun gereğine uygun şekilde, "kamil insan-medeni toplum" inşasına gayret etmektir.

Son Güncelleme
14.12.2003 21:00
     
  [ Site Haritası ] - [ Destek ] - [ Araçlar ] - [ Kullanım Hakları ]
[
Sık kullanılanlarınıza ekleyin ]
- [ Ana sayfanız yapın ]