MÜSLÜMAN-HIRİSTİYAN
MÜNASEBETLERİ SÜRECİNDE HIRİSTİYANLARIN İSLAM'A VE
MÜSLÜMANLARA BAKIŞI
Doç.Dr.
Ali ERBAŞ
Müslüman-hıristiyan
münasebetleri İslam'ın doğuşundan itibaren başlamış
ve günümüze kadar süregelmiştir. Bu iki inanç mensupları
arasındaki ilk karşılaşma, İslam'ın ilk yıllarında
Mekkelilerin zulmünden kurtulmak için müslümanların
Habeş kralı Necaşi'ye sığınmalarıyla gündeme gelmiştir.
Müslümanların Mekke'den Medine'ye hicretinden sonra
bu münasebetler daha da sıklaşmış, Hz. Ömer devrinde
Necran hıristiyanları başta olmak üzere, Mısır kıptileri
ve daha sonra Bizanslılarla uzun yıllar devam etmiştir.
Müslümanların İspanya'yı fethederek orada Endülüs
İslam medeniyetini yedi asır boyunca sürdürmeleri
ve bu meyanda oradaki hıristiyanlarla beraber yaşamaları,
münasebetlerin hangi boyutlara ulaştığının en belirgin
göstergelerindendir. İslam toprakları genişledikçe
yine en fazla muhatab oldukları inanç temsilcileri
hıristiyanlar olmuştur. Zira İslam'ın en fazla yayılma
gösterdiği bölgelerde çoğunluk olarak hıristiyanlar
yaşamakta idi. Bunun için asırlar boyu süregelen bir
beraberlik söz konusuydu. Bu münasebetler bazen karşılıklı
anlaşmalarla barış içerisinde götürülmüş, bazen de
Haçlı seferleri gibi kanlı savaşlarla tarih sayfalarına
geçmiştir. İstanbul'un müslüman Türkler tarafından
fethedilişi, Hıristiyan Bizans'ın tarihe gömülmesine
sebep olmuş, ancak münasebetler bitmemiş, aksine daha
da artmıştır. Çünkü Müslümanlar fethetmiş oldukları
topraklardaki başka inançtan olan insanları yerlerinden
çıkarmadan ve müslüman olmaya zorlamadan, birtakım
anlaşmalarla kendilerine tabi olarak yaşamalarına
müsade ediyorlardı. Dolayısıyla bu durum münasebetlerin
daha da artmasına vesile oluyordu. Fetihten sonra
halk bazında normal seyrinde devam eden münasebetler,
devletler arası ilişkilerde diplomatik özellikler
kazanmaya başlamıştır. Bu özelliğini günümüzde de
devam ettirmekle birlikte, yirminci yüzyılın ortalarında
müslüman ve hıristiyan cemaatleri arasındaki münasebetler,
"Müslüman-Hıristiyan Diyaloğu" şekline dönüşmüş
ve bu minval üzere devam etmektedir.
Çalışmamızda hıristiyanların
bu münasebetler çerçevesinde İslam'a ve müslümanlara
nasıl yaklaştıklarını izah etmeye çalışacağız.